Teşekkürler 2016

boden-golTeşekkür ederim 2016. Bana çok şey kattın. Çok şeyi de aldın götürdün, doğruya doğru. Bir kısmının yeri boş kalsa da bir kısmından yeni yeni filizler çıkmaya başladı.

Daha ilk gününde yollara düştüm, pır pır eden kalbin canlılığı ve sürprizlerin telaşı ile attım adımımı sana doğru. Tatlı heyecanları darmadağın eden fırtınalar izledi, kış boyu deri değiştirdim. Kendime ilmek ilmek ördüğüm o güzel kozalar dört bir yanından yırtıldı. Kimdi Ayşe? Doğrusu yanlışı neydi? Ne yapar, nasıl severdi? Unuttum.Yargılanmak ne demekmiş benim için uzun uzun inceleme fırsatım oldu. Meğer dışarıdan gelen yargılar kendimi yargıladığım kadarmış, tenimin geçirgenliği kendimi kabulüm kadar. Sevilmek ne yaptığımı bırak, kim olduğumdan dahi bağımsızmış. Sevgi hepsinin ötesinde, özde imiş. Göz yaşları eşliğinde kendimi kabullenmeye başladım titrek adımlarla, dostlarıma, sevdiceklerime, tanıdıklarıma hatta tanımadıklarıma tutuna tutuna. Girişinde koala uyarısı olan bir kafede üzüntülerimi geçirmek için bana pipetten yapılmış sihirli değnek verip neden ağlıyorsun dedi biri. Ve o anda kendimle ilgili en zorlandığım şeyi paylaştım tanımadığım biriyle, gözlerinde yargı görmeyi beklerken evrenin sevgisini aldım cevap olarak.

Bir bir yargıladığım kişilerin pabuçlarını giydim ve sevgim yerine yargımı paylaştığım günler için yaşlar döktüm. Ah, çok yaşlar döktüm bu sene evet. Patlayan bombalara, korkulara, aşklara, hayal kırıklıklarına, vedalara, ölümlere, bitişlere. Umudum kırıldı, gücüm bitti, karanlık beni yutsun istedim. Sonra dalgaların geri çekilmesi gibi kumsala vurmuş ve nefes almaya devam eder buldum kendimi. Hepsinin sonunda bir yerde şefkat vardı. Ya sarmalayan bir kucak, ya tınlayan bir tel, ya dağınık saçlı bir kız çocuğunun kağıttan bana bakışı, ya da ekrandaki bir kaç satır yazı. Bir yerde güzellikler hala dünyayı kurtarıyordu. Öyle güzel seviyordu ki insanlar, her ruhta gördüğüm güzellikler kendi ruhumun her yanına yayılıyordu.

ukulele
Bol bol yol yaptım, uzun zamandır gitmediğim yerlere gittim, ailemle, sevdiklerimle zaman geçirdim. Ankara’da anne kokusuna dost sohbetleri, masallar ve üç patili bir kedinin gece boyu nasıl top peşinde koşturduğunun anıları karıştı, Adana’da Nöbetçi Kütüphane yuvam oldu. Karataş’ta 13 sene önce bıraktığım anılarımı topladım halam, enişte, kuzenim ve yeğenimle. Çandır’da “işte burası galiba” dedim, gece uyanıp kafamı kaldırınca gördüğüm yıldızlar, sabah uyandığımda kahvaltı başındaki sıcacık dostlar ihya etti beni, şarkılar söyledim “uu yee aaa nını samting” diye. Kayseri ‘de bir kaçamak yapıp iskenderin tadına vardım, mektup arkadaşıma kavuştum bir çifti bol keyifle evermek için toplaştığımızda. İzmir, Urla, Kemalpaşa’da gelecek planları, geçmiş hesaplaşmaları yaptım can kadınlarla ve minnoş bebişlerle. Bodrum’da aşka bulandım, arkadaşların bazen aileden öte olduğunu hatırladım, bazen de ailenin yerinin başka olduğunu. İlk kez bir Jam kolaylaştırdım Gümüşlük Akademi’de. Antalya’da darbe girişimi sonrası sezon dışı havasının tadını yeğenlerimle denize girerek çıkardım, öptüm, sevdim, sardım ve hala olmak ne demekmiş anladım. Eskişehir’de kayalara tırmandık ve bir baykuşla karşılaştık, Nallıhan’da kuş uçmaz kervan geçmez telefon çekmez (ve tam da bu yüzden çok güzel olan) Uyuzsuyu’nda mahsur kalmaktan kurtardı bizi piknik sofrasında bize sucuk ve tavuk ikram eden bir yurdum ailesi. Kaz Dağları’nda rahmimin de kendine ait bir sesi olduğunu keşfettim, bedenime bıraktım kendimi. İstanbul yine Galata’yla aşkımı tazeletti, ikizim dediğim bir dostun dünya evine girmesi vesilesiyle  eski arkadaşlarımın varlıklarına doydum, Kanyonizasyon (Pan) her zamanki sıcaklığıyla sardı beni, bir dostun evinde İstanbul’da tek başıma ev keyfini yaşadım deli gibi. Artvin ve Rize’de sanki asıl yerimi bulmuş gibi hissettim, dudaklarım sözsüzken ruhum şakıdı şelalelerle, dağ tepelerinde, denizde. Stockholm’de yuvama kavuştum pek çok anlamda ve Boden’de özlediğim karlara ve ailemin başka parçalarına. Bazen uğradım geçtim, bazen uzunca kaldım.mtpro

İlk kez şehirler arası otostop çektim uçan halısını uzak diyarlarda unutmuş bir dostla, ilk kez şaman yolculuğu yaptım, ilk kez balığa çıktım, ilk kez ukulele çaldım, ilk kez topluluk önünde müzik yapıp şarkı söyledim, ilk kez stop motion film çektim, ilk kez bir karavanın ardında uzanıp yol yaptım, ilk kez kendi yaptığım sandaletleri giydim, ilk kez bir masanın başında 10 saat oturup zencefilli kurabiyeden ev yaptım ve kim bilir daha hatırlamadığım ne ilkler yaşadım.

ginger

Tazecik sürgünler verdi sene boyunca suladığım tohumlar, bir bir isimlerini yazacağım hatırladığım kadarıyla, bolluklarını onurlandırmak niyetiyle. Eşya Kütüphanesi ekibi ile yaptıklarımız arttıkça yeniye evrilmek için Ortak Yaratım altında topladık tüm işlerimizi. Güzel kadınlarla güzel niyetlere doğru HayrA alamet işlere başladık. Modern Times ekibiyle tanışıp kaynaştım, hem yuva oldular hem ortak bana. Anadolu Sanat Jam‘in ilkini gerçekleştirdik, kalbimin ve kapasitemin sınırlarının ne kadar esnek olduğunu ve olduğum halimde durduğumda hiç bir yükü tek başıma taşımam gerekmediğini gördüm. İlk kez bir atölye yapmak için bilinmeze adım atarken elimden tuttu bir güzel kadın, Bilinmeyeni Kucakla‘dık ve sonra bambaşka projelerde de beraber dans eder bulduk kendimizi: bir yerinden tutsam iyi olacak dediğim eğitim sistemine kendi dokunuşumuzu katma fırsatı verdi bize Keşfet. Ellerimle yaptıklarımı sattım ilk kez, WoodPaperPliers diye bir minnak markamız oldu oyunlarla ve neşeyle.
ortak yaratim.jpg
Bir yanım da yaprak döktü tabi ki, ülkem için, dünya için paniklerle, çaresizliklerle, sessiz çığlıklarla doldum taştım. Kalıplarım parçalandı, beklentilerimin iplerini kestim bir bir, ruhuma yapışmış inanışları sökerken kanattım kendimi bolca. Aşk, Halil Cibran’ın dediği gibi, öğüttü ve apak etti beni, oldurmaya çalıştığım her şey yıkıldı üzerime. Oldurmaya çalışmayı bıraktım ve olduğu haliyle kabullenip geri koydum aşkı kalbime, her haline eyvallah diyerek. Eşya Kütüphanesi döngüsünü tamamladı, veda ettik kendisine kocaman bir şükran ile. Babamın ölümünden sonra içimde kalanlarla yüzleşmem devam ediyor, ölümün çok da bitiş gibi olmadığını fısıldayan yanımın sesi daha güçlü çıkar oldu. Bol bol özledim bu sene, yanı başımdakini bile özledim bazen. Gerçekten yetti artık dediğim yerler oldu, karanlık yutsun beni de bitsin dediğim. Elimden kolumdan tutup kaldırdılar beni bazen dostlar, bazen içimdeki bir yumuşacık ses. Bu kış zor geçti ama baharı verimli oldu. Yasın ve kutlamanın ölüm ve yaşam gibi birbiri içinde dönüp durduğunu gördüm.
ihlamur
Çok şey öğrendim ah şükür sana 2016. Şükür size çevremi saran güzel ruhlar. Dokunup geçeninden kalbimi avuçları arasına alıp öpenine kadar bu kadar şahane insanın hayatımda olmasından duyduğum minneti anlatmaya kelimeler kifayetsiz. Kendime de şükran doluyum, bedenimi, kalbimi, ruhumu, zihnimi kutsuyorum ve her halime teşekkür ediyorum. Yoluma çıkan karanlıklara ve zorluklara da minnettarım çünkü aslında karşıma çıkan karanlıklar içimin karanlığı kadar. Mevlana demiş ya, “Doğru ile yanlışın ötesinde bir yer var, orada buluşalım.” iyi ile kötünün ötesinde bir hal var oraya kavuşalım diye diliyorum ben de.

2016, senin bitişini kutluyorum bugün. “Oh be bittin” diye değil de bitişleri kutlamayı öğrenebildim diye. Tüm yaşananları onurlandırarak, bir bir teşekkür edip gönderiyorum, gidenlerin yasını tutup yeni doğanlara gülümsüyorum. Karanlık geceyi yürümenin şafağa ulaşmanın tek yolu olduğunu biliyorum artık çünkü.

Ve 2017, bebek kokulu yıl. Sana ve getireceklerine alan açıyorum olabildiğince.İnanıyorum birlik içinde büyüyeceğimize. Kendi yaralarıma  ve gördüğüm yaralara şefkat göstermeye; yaptıklarımı, yapamadıklarımı ve yapmadıklarımı takdir etmeye; sesimi duyulur, işimi görünür kılmaya ve bunu yaparken “bir çocuğun ördekleri beslerken hissettiği gibi saf bir neşe”yle dolmaya; yerimi bulmaya; bedenimi, zihnimi, kalbimi, ruhumu bütünsel olarak dinlemeye; olanı olduğu gibi kabullenip sevgiyle kucaklamaya niyet ediyorum. Her halinle hoş geliyorsun. Bir adım, bir nefes, bir süpürge…words-beyaz

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s